Gıda Atıkları Ekonomik Değere Dönüşüyor

Aydın’ın Kuyucak ilçesinde faaliyet gösteren Geta Farm, evsel gıda atıklarını organik gübreye dönüştüren döngüsel tarım modeliyle sürdürülebilir üretime yeni bir bakış kazandırıyor. Geta Farm’ın kurucusu Ayşegül Eda Özen, coğrafi işaretli Memecik zeytininden elde edilen natürel sızma zeytinyağını katma değerli bir ürüne dönüştürerek yerel üretimin gücünü ortaya koyuyor.

Pandemi döneminde yaşanan belirsizliklerin tetiklediği bir farkındalıkla yola çıkan Özen, bugün toprağı, üreticiyi ve tüketiciyi aynı üretim döngüsünde buluşturan çevre dostu bir tarım anlayışı inşa etmiş durumda. Evsel gıda atıklarının kompost ve organik gübreye dönüştürülmesiyle başlayan bu süreç, su tasarruflu üretim teknikleri ve yerel ürünlerin markalaşmasına uzanıyor.

Yüksek lisans eğitimi için bulunduğu İzmir’den pandemiyle birlikte memleketi Aydın’ın Çobanisa Köyü’ne döndüğünü anlatan Ayşegül Eda Özen, bu sürecin düşünce yapısında önemli bir değişim yarattığını ifade etti. Köy yaşamında gıda atıklarının çöpe gitmediğini, hayvan yemi ya da doğal gübre olarak yeniden değerlendirildiğini gözlemlediğini belirten Özen, şehir hayatında bu döngünün tamamen koptuğunu fark ettiğini söyledi. “İzmir’e döndüğümde gıda atıklarını çöpe atmak beni rahatsız etmeye başladı. Bunun bireysel değil, sistemsel bir sorun olduğunu o an net biçimde gördüm” dedi.

Fikir 2021’de projeye dönüştü

Bu farkındalık, 2021 yılında İzmir Büyükşehir Belediyesi Girişimcilik Merkezi’nin Tarım Girişimciliği Programı kapsamında somut bir projeye dönüştü. Özen, büyük şehirlerde değerlendirilemeyen evsel gıda atıklarının kompost ve organik gübreye dönüştürülmesini, bu gübrelerin zeytin ve portakal bahçelerinde kullanılmasını ve elde edilen ürünlerin katma değerli şekilde tüketiciyle buluşturulmasını merkeze alan bir model kurguladıklarını aktardı.

Geta Farm’ın üretim üssü olarak Aydın Kuyucak’ın seçilmesinde aile geçmişinin etkili olduğunu dile getiren Özen, ailesinin dört kuşaktır Çobanisa Köyü’nde çiftçilik yaptığını ve bahçelerin bakımının ziraat mühendisi olan babası tarafından yürütüldüğünü söyledi. Kaliteli üretime rağmen ürünlerin yeterli ekonomik karşılık bulamamasının, katma değerli üretime yönelmelerinde belirleyici olduğunu vurguladı. Ayrıca Türkiye topraklarının büyük bölümünde organik madde oranının yüzde 1’in altında olmasının, toprak dostu uygulamaları kaçınılmaz hale getirdiğine dikkat çekti.

Memecik zeytini merkeze alındı

Geta Farm’ın odak noktasında, Aydın’a özgü coğrafi işaretli ve Avrupa Birliği’nde tescilli Memecik zeytininden elde edilen natürel sızma zeytinyağı yer alıyor. Bölgenin iklimi, Menderes Havzası’nın verimli yapısı ve çevresel koşulların Memecik zeytinine kendine has bir aroma kazandırdığını belirten Özen, bu zeytin çeşidinin diğerlerine kıyasla yaklaşık dört kat daha fazla polifenol içerdiğini ifade etti. Bu özelliğin zeytinyağını hem besin değeri hem de antioksidan kapasitesi açısından öne çıkardığını söyleyen Özen, yöresel değeri önce Türkiye’de, ardından uluslararası pazarlarda görünür kılmayı hedeflediklerini kaydetti.

Enerji ve su verimliliğinin de üretim süreçlerinin temel unsurları arasında yer aldığını belirten Özen, geleneksel salma sulama yönteminden toprak altı damlama sulama sistemine geçtiklerini aktardı. Bu dönüşümle yaklaşık yüzde 70 oranında su tasarrufu sağlandığını, verimde artış elde edilirken yabancı otla mücadele maliyetlerinin de düşürüldüğünü söyledi.

Geta Farm’ın yaklaşımının yalnızca kendi üretim alanlarıyla sınırlı kalmadığını vurgulayan Özen, çiftçilerle tarlada, köy kahvehanelerinde ve birebir görüşmelerle farkındalık çalışmaları yürüttüklerini ifade etti. Gıda atıklarının doğru yönetildiğinde toprağa ve geleceğe değer kattığını anlatan bu paylaşımların bölgede karşılık bulduğunu belirten Özen, “Artık üreticiler sürdürülebilir uygulamalar konusunda bize danışmaya başladı” dedi.

Tüketici de üretim döngüsünün parçası

Geta Farm’ı benzer girişimlerden ayıran en önemli unsurlardan birinin, organik evsel ve işletme kaynaklı gıda atıklarını kontrollü süreçlerle kompost ve organik gübreye dönüştüren sistem olduğunu belirten Özen, bu gübrelerin zeytin ve portakal ağaçlarının beslenmesinde kullanıldığını söyledi. Modelin yalnızca çevresel değil, sosyal bir boyutu da olduğuna dikkat çeken Özen, tüketicinin sürece dahil edilmesinin üretici-tüketici bağını güçlendirdiğini vurguladı.

Genç bir kadın girişimci olarak üretim sonrası pazarlama, finans ve sürdürülebilirlik alanlarında zorluklarla karşılaştığını da dile getiren Ayşegül Eda Özen, Profilo Ev Aletleri’nin Habitat Derneği iş birliğiyle yürüttüğü Kadın İşi Girişim Projesi kapsamında aldığı eğitimlerin hem kişisel gelişimine hem de Geta Farm’ın kurumsal yapısına önemli katkı sağladığını sözlerine ekledi.

Önceki yazı

Sanayide Karbonsuzlaşma, Küresel Rekabeti Yeniden Şekillendiriyor

Sonraki Yazı

Lisanssız Üretim Tesislerine Enerji Depolama Yolu Açıldı

Diğer yazılar